Menü Kapat

Bana Bir Masal Anlat

Bana bir masal anlat diye başladık ama öncesinde yaratıcı çocuğu geri çağırıyor musun diye sormak istiyorum. Biraz yazmak, biraz dans etmek, biraz hayal kurmak, biraz müzik, biraz da sessizlik olmazsa ben yaratıcı ve sihirli yanımla teması yitirmeye başlayabilirim ve bu hiç de iyi olmaz. Yaşam birbirini tekrarlayan aynı günlerden ibaret hale gelir. Çünkü bizde neşe, keyif ve coşku enerjilerini uyandıran, tüm duygularımızı özgürce yaşamamızı sağlayan şey tam da bu temastır. Bu teması sağlayan şey herkes için değişebilir. Bununla birlikte herkes için ortak olduğunu tahmin ettiğim bir şey elbette var: Masallar<3

Bana Bir Masal Anlat

Masallardan Yaşamsuyu Blog alanına uyumlu ve kendime göre bir şekilde, bir okuyucu olarak bahsedeceğim. Bu yazıda masal kelimesini şunu anlatmak için kullanacağım: İçimizde bir şeylere dokunan, bizi etkileyen ve dönüşüm kapıları açan anlatılar.

Masal başlıyor!

Hava karardıktan sonra ateşin başına geçip masallar anlattığımız, dinlediğimiz günleri hatırlıyor musun? Masal anlatmayı seven birileri ile sık sık kamp yapmaya gitmiyorsan bu sorunun cevabının hayır olduğunu tahmin ediyorum. Hayır hatırlamıyorsun; ama hücrelerin hatırlıyor. Eskiden insan topluluklarının bilge kişileri, hava karardıktan sonra ateşin başına, topluluğun karşısına geçip yıllar boyu onlara aktarılmış olan masalları anlatırlardı. Bu masallar hem bir kültürün sonraki nesillere aktarılmasına yardımcı olur hem de topluluğun gençlerinin büyüme yolculuklarına ve kendi yollarını çizmelerine rehberlik ederdi.

Belki de bu yüzden bize bu ortamı yeniden yaratan sinemayı bu kadar çok seviyoruz. Yerlerimizi alıyoruz. Salon kararıyor. Ateş yerine geçen ekran etrafı aydınlatıyor ve bize bir masal anlatılıyor. Anlatılan bizi bazen ağlatıyor, bazen güldürüyor, bazen heyecanlandırıp motive ediyor, bazen zihnimizde soru işaretleri yaratıyor, bazen içimizi ısıtıyor, bazen ise buz gibi yapıyor. “Çok iyi filmdi,” dediğimiz her seferinde ise farkında olalım ya da olmayalım mutlaka varlığımızda bir şeylere dokunmuş oluyor.

Büyüme yolculuğunda Çocukla bağ kurmak

Büyüme, bireyleşme ve kendi yolumuzu çizme yolculuğu bağımsız bir yetişkin olmayı ifade eder. Sağlıklı ve bağımsız bir yetişkin olabilmek ise içimizdeki yaratıcı ve sihirli çocukla kopardığımız bağımızı sağlıklı bir şekilde kurmak ve onunla yeniden bir bütün olabilmekle mümkündür. Böylelikle duygusal olarak bağımsız olabilir, onay ihtiyacı, güvensizlik, değersizlik, yetersizlik gibi bizi gerçekleştirmek istediklerimizden alıkoyan halleri şifalandırabiliriz.

Kabile ateşinin başında, modern evimizin balkonunda ya da teknoloji harikası bir sinema salonunda oturmamız fark etmez. Aynı eski toplulukların insanları gibi büyüme, bireyleşme, yaratıcı çocuğu geri çağırıp kendi yolumuzu çizme yolculuğumuzda masallar bize de yol gösterir, deneyimlerimizi anlamamıza, anlamlandırmamıza yardımcı olur. Masalların içimizde dokunduğu, bize hatırlattığı şey çoğu zaman onu fark etmemizi isteyen, yeniden bir bütün olmanın hayalini kuran, tüm neşesi, coşkusu, özgürce deneyimlediği duyguları ve özgünlüğü ile mitolojiden biri olan, maceracı ve yaratıcı yanımızdır.

 

Not: Sana ilham veren masalları, filmleri yorumlarda paylaşmak istersen çok sevinirim!

 

Kendin olarak var olmanın keyfini çıkarman dileğiyle,

Sevgiler,

Cansu

 

Yaşamsuyu Bülten’e katılmak için tıkla!

2 Comments

  1. Gülşen

    Annemin Cansu’ya anlattığı ŞEFİKA masalı aklıma geldikçe çok eskilere giderim.Bu masal bana ilhamdan çok kızımın küçüklüğünü hatırlatır.❤

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir